Zulüm
Canimda damıttım
seni ey zulüm,
Sancisini
inceden
kum gibi tasidigim..
Kasigimda
amerikan kemendi
bagira bagira
geceler boyu
kaskati kesilip
kan isedigim..
Uzmandi
cellatlar
ve hin oglu hin
akim kablolari
kiskaçlariyla
bilenmis azilari
buyrugunda
gangister
emperyalizmin..
Gene de yikamadilar
sökemediler
ve bozguna ugradilar
He canim
karsisinda
Çirilçiplak yüregin..
***
Yurdum Benim Sahdamarim
Engeregin dislerine isledim,
Agu dislerine
Oluklu, çentik..
Ve vurgun,
Gözleri bir çift cehennem
Burnuna kan tütmüs
Pars biyigina...
Dagin pulat yüregine isledim,
Simsegin masmavi usturasina
Sevdani usul-usul
Sevdani misra-misra
Lo ben seni hapislerde sevmisim,
Ben seni sürgünlerde.
Yurdum benim sahdamarim..
Yücende buzul
Ve kar,
Mavis dag tavsanlari
Gün vuranda alaran
Zemheri yilanlari
Ve yahut bir hisimla
Öyle çakilan
Sonsuzlugun yakisigi kartallar.
...........
Basim gözüm üstünesin
Suskum, avazim üstüne...
Adindan baska silah
Yazgindan baska günah
Daha yazmamis
Hiçbir gizli dosyada
Hiçbir açik kitapta.
Pesinde azginlari
Kanli paranin
Yani dolarin itleri,
Altin, sterlin kurtlari
Ve petrol Nemrutlari
Ve kursun Yezitleri..
Kaçgunda, kaçakta
Can havlindesin..
Ve çocuk ölüleri
Parçalanmislar
Daha süt kokuyorlar
Ve anne ölüleri
Incecikten, gencecikten
Açik hepsinin gözleri.
Halkim benim
Askida çig..
***
Vur
Güzel asiklar cenazesinde
Kirmizi mesaleler yakanlari vur
Sehvetin raksina yetim sesinden
Besteler sarkilar yapanlari vur
Vur katlin o kizil sapanlariyla
Dünyaya ölümler ekenleri vur
Vur zulmün o kanli urganlariyla
Bir kavmi iplere çekenleri vur
Vur senin darbenden çikacak ates
Intikam isteyen bir milletindir
Anlinda dogacak kirmizi günes
Bu senin ilahi hürriyetindir
***
Uy Havar
Yanginlar,
Kahpe faklari,
Korku çiglari
Ve irin selleri, aç yirticilar,
Suyu zehir biçaklar ortasindasin.
Bir cana, bir basa kalmissin vay vay!
Pusatsiz, duldasiz, üryan
Bir cana bir de basa
Seher vakti leylim-leylim
Cellat nisangahlar aynasindasin.
Oy sevmisim ben seni...
Üsküdar'dan bu yan lo kimin yurdu!
He canim...
Çiçekdagi kitlik, kiran,
Gül açmaz, çagla dökmez.
Vurur alnim sakina
Vurur çakmaktasi kayalariyla
Küfrünü, Medetsiz, Munzur.
Sahmurat Suyu kan akar
Ve ben sairim.
Namus isçisiyim yani
Yürek içisi.
Korkusuz, pazarliksiz, kül elenmemis,
Ne salkim bir bakis
Resmin çekeyim,
Ne kinsiz bir rüzgar
Misra dökeyim.
Oy sevmisem ben seni...
Ve sen daha demincek,
Yillar da geçse demincek,
Biçkilanmis dal gibi ayri düstügüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
Yaran derine gitmis,
Fitil tutmaz, bilirim.
Ama hesap daglarladir,
Umut, daglarla.
Düsün, uzay çaginda bir ayagimiz,
Ham çarik, kil çorapta olsa da biri
Düsün, olasilik, atom fizigi
Ve bizi biz eden amansiz sevda,
Atip bir kiyiya iki zamin
Yarinin çocuklari, gülleri için
Herbirinin ayvatüyü, çilleri için,
Koymus postasini,
Görmüs restini.
He canim,
Sen getir üstünü.
Uy havar!
Muhammed, Isa askina,
Yattigin ranza askina,
Deeey, daglari un eder Ferhadin gürzü!
Benim de bos yanim hançer yalimi
Ve zulamda kan-ter içinde, asi,
He desem, koparacak dizginlerini
Yediveren gül kardesi bir arzu
Oy sevmisem ben seni..
***
Tutuklu
Birden
Kursun yemis gibi susar
Gözbebeklerime karsi
Susar da
Açilip yol verir sehir
Sade radyolarda bir gamli hava
"Elaziz uzun carsi"
Firarda gözüm yok
Namussuzum yok
Yok pismanlik bir halim
Yaslanip
Bir cigara yakmak isterim
Dumani cevahir deger
Maglup mu desem mahçup mu
Ama ikisi de degil
Ben garip sen güzel
Dünya umutlu
Öyle bir tuhafim bu aksamüstü
Sevgilim
Canavar götürür gibi
Iki yanim
Iki süngü
***
Anadolu
Besikler vermisim Nuh'a
Salincaklar, hamaklar,
Havva Ana'n dünkü çocuk sayilir,
Anadoluyum ben,
Taniyor musun ?
Utanirim,
Utanirim fikaraliktan,
Ele, güne karsi çiplak...
Üsür fidelerim,
Harmanim kesat.
Kardesligin, çalismanin,
Beraberligin,
Atom güllerinin katmer açtigi,
Sairlerin, bilginlerin dünyalarinda,
Kalmisim bir basima,
Bir basima ve uzak.
Biliyor musun ?
Binlerce yil sagilmisim,
Korkunç atlilariyla parçalamislar
Nazli, seher-sabah uykularimi
Hükümdarlar, saldirganlar, haydutlar,
Haraç salmislar üstüme.
Ne Iskender takmisim,
Ne sah ne sultan
Göçüp gitmisler, gölgesiz!
Selam etmisim dostuma
Ve dayatmisim...
Görüyor musun ?
Nasil severim bir bilsen.
Köroglu'yu,
Karayilani,
Meçhul Askeri...
Sonra Pir Sultani ve Bedrettini.
Sonra kalem yazmaz,
Bir nice sevda...
Bir bilsen,
Onlar beni nasil severdi.
Bir bilsen, Urfa'da kursun atani
Minareden, barikattan,
Selvi dalindan,
Ölüme nasil gülerdi.
Bilmeni mutlak isterim,
Duyuyor musun ?
Öyle yikma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
Içerde, disarda, derste, sirada,
Yürü üstüne - üstüne,
Tükür yüzüne celladin,
Firsatçinin, fesatçinin, hayinin...
Dayan kitap ile
Dayan is ile.
Tirnak ile, dis ile,
Umut ile, sevda ile, düs ile
Dayan rüsva etme beni.
Gör, nasil yeniden yaratilirim,
Namuslu, genç ellerinle.
Kizlarim,
Ogullarim var gelecekte,
Herbiri vazgeçilmez cihan parçasi.
Kaç bin yillik hasretimin koncasi,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim,
Bir umudum sende,
Anliyor musun ?
33 Kursun
1
Bu dag Mengene dagidir
Tanyeri atanda Van'da
Bu dag Nemrut yavrusudur
Tanyeri atanda Nemruda karsi
Bir yanin çig tutar, Kafkas ufkudur
Bir yanin seccade Acem mülküdür
Doruklarda buzullarin salkimi
Firari güvercinler su baslarinda
Ve karaca sürüsü,
Keklik takimi...
Yigitlik inkar gelinmez
Tek'e - tek dögüste yenilmediler
Bin yillardan bu yan, bura usagi
Gel haberi nerden verek
Turna sürüsü degil bu
Gökte yildiz burcu degil
Otuzüç kursunlu yürek
Otuzüç kan pinari
Akmaz,
Göl olmus bu dagda...
2
Yokusun dibinden bir tavsan kalkti
Sirti alacakir
Karni sütbeyaz
Garip, ikicanli, bir dag tavsani
Yüregi agzinda öyle zavalli
Tövbeye getirir insani
Tenhaydi, tenhaydi vakitler
Kusursuz, çirilçiplak bir safakti
Bakti otuzüçten biri
Karninda açligin agir boslugu
Saç, sakal bir karis
Yakasinda bit,
Bakti kollari vurulu,
Cehennem yurekli bir yigit,
Bir garip tavsana,
Bir gerilere.
Düstü nazli filintasi aklina,
Yastigi altinda küsmüs,
Düstü, Harran ovasindan getirdigi tay
Perçemi mavi boncuklu,
Alninda akitma
Üç topugu ak,
Eskini hovarda, kivrak,
Doru, seglavi kisragi.
Nasil uçmuslardi Hozat önünde!
Simdi, böyle çaresiz ve bagli,
Böyle arkasinda bir soguk namlu
Bulunmayaydi,
Siginabilirdi yüceltilere...
Bu daglar, kardes daglar, kadrini bilir,
Evvel Allah bu eller utandirmaz adami,
Yanan cigaranin külünü,
Güneslerde çatal kivilcimlanan
Engeregin dilini,
Ilk atimda uçuran
Usta elleri...
Bu gözler, bir kere bile faka basmadi
Çig bekleyen bogazlarin kiyametini
Karli, yumusacik hiyanetini
Uçurumlarin,
Önceden bilen gözleri...
Çaresiz
Vurulacakti,
Buyruk kesindi,
Gayri gözlerini kör sürüngenler
Yüregini les kuslari yesindi...
3
Vurulmusum
Daglarin kuytuluk bir bogazinda
Vakitlerden bir sabah namazinda
Yatarim
Kanli, upuzun...
Vurulmusum
Düsüm, gecelerden kara
Bir hayra yoranim çikmaz
Canim alirlar ecelsiz
Sigdiramam kitaplara
Sifre buyurmus bir pasa
Vurulmusum hiç sorgusuz, yargisiz
Kirvem, hallarimi ayni böyle yaz
Rivayet sanilir belki
Gül memeler degil
Domdom kursunu
Paramparça agzimdaki...
4
Ölüm buyrugunu uyguladilar,
Mavi dag dumanini
ve uyur-uyanik seher yelini
Kanlara buladilar.
Sonra oracikta tüfek çattilar
Koynumuzu usul-usul yoklayip
Aradilar.
Didik-didik ettiler
Kirmansah dokumasi al kusagimi
Tespihimi, tabakami alip gittiler
Hepsi de armagandi Acemelinden...
Kirveyiz, kardesiz, kanla bagliyiz
Karsiyaka köyleri, obalariyla
Kiz alip vermisiz yüzyillar boyu,
Komsuyuz yaka yakaya
Birbirine karisir tavuklarimiz
Bilmezlikten degil,
Fikaraliktan
Pasaporta isinmamis içimiz
Budur katlimize sebep suçumuz,
Gayri eskiyaya çikar adimiz
Kaçakçiya
Soyguncuya
Hayina...
Kirvem hallarimi ayni böyle yaz
Rivayet sanilir belki
Gül memeler degil
Domdom kursunu
Paramparça agzimdaki...
5
Vurun ulan,
Vurun,
Ben kolay ölmem.
Ocakta küllenmis közüm,
Karnimda sözüm var
Haldan bilene.
Babam gözlerini verdi Urfa önünde
Üç de kardasini
Üç nazli selvi,
Ömrüne doymamis üç dag parçasi.
Burçlardan, tepelerden, minarelerden
Kirve, hisim, daglarin çocuklari
Fransiz Kusatmasina karsi koyanda
Biyiklari yeni terlemis daha
Benim küçük dayim Nazif
Yakisikli,
Hafif,
Iyi süvari
Vurun kardas demis
Namus günüdür
Ve saha kaldirmis atini.
Kirvem hallarimi ayni böyle yaz
Rivayet sanilir belki
Gül memeler degil
Domdom kursunu
Paramparça agzimdaki
***
Bu Zindan, Bu Kirgin, Bu Can Pazari
Gördüler
Yedi cihan,
In, cin Kaf daginin ardindakiler,
Kitlik da kiran da olsa
Gördüler analar neler dogurur
Aman aman hey..
Dünyalar vardir elvan,
Bir su damlasinda, bir kil ucunda,
Meyvalar vardir, meyvalar,
Agaci, omcasi yok,
Sana vurgun, sana dost.
Beride Kabil'in murdar baltasi
Ve kan degirmenleri,
Kader kahpesi.
Beride borazancilari o pust ölümün,
Hazir irzini vermege
Yigitler vuruldukça.
Timsah kismi çünkü yavrusunu yer
Akarsu duruldukça.
Cadi, yalan hamurunu dag - dag yogurur
Aman aman hey
Bu zindan, bu kirgin, bu can pazari,
Macera degil.
Yasamak, sade "yasamak"
Yosun, solucan harcidir.
Öyle açar ki murat.
Susuz, günessiz de kalsa, koparilsa da
Savki, bulut güllerinden daha bir suna,
Daha bir burcu - burcudur.
Bu zindan, bu kirgin, bu can pazari
Macera degil
Sardigim topragimin altin sabridir.
O sert, erkek hüznüdür lahza basinda
Cigara degil.
Ve sevgilim uykusunda bagrir
Aman aman hey..
Meltemin bir tadi, ustura agzi
Biri, kiz memesi, tilsim,
Yagmurun bir damlasi süzülmüs küfür,
Bir damlasi, ask.
Senin uykularin hayin,
Düslerin kardes.
Duyar misin, anlayip sizlar misin ki?
Gece, samanyollarinda rüzgar çikincayadek,
Misralarim kardes - kardes çagirir
Aman Aman hey..
Serabin bir sonu vardir,
Ufkun, siradagin sonu.
Uçarin, kaçarin bir sonu vardir
Senin sonun yok.
Mandalarin, kavaklarin pazari olur,
Senin pazarin olamaz.
Sensiz nar çatlamaz, bebek giii demez.
Beni böyle sair, dizane etmez,
Kizimin çatal gögsü.
Senin yüzün suyu hürmetinedir
Bugdalara, cevizlere yürüyen
Kara topragin ak südü..
Bir bilsen kimlere tasa, kedersin,
Anlar misin, sasirip aglar misin ki?
Bir bilsen kardeslerim ne can çocuklar
Ve bilsen nasil vurur beni bu duvar.
Aksam - aksam, kara sevdam agirir
Aman, aman hey..
***
Suskun
Sus, kimseler duymasin.
Duymasin ölürüm ha.
Aydim yari gecede
Yesil bir yagmur sonra...
Yagiyor yesil.
En uzak, o adsiz ve kimselersiz,
O yitik yildizda duyuyor musun?
Bir stradivarius inler kendi kendine,
Yayi, reçinesi, köprüsü yesil.
Önce bendim diyor ve sonra benim...
Ölümsüz, güzel ve çetin.
Ezgisidir dolasan bütün evreni,
Bilinen, bilinmeyen issizliklari.
Canimi, tüylerimi sarmada simdi
Kendi rüzgariyla vurgun...
Sariyor yesil.
Rüya, bütün çektigimiz.
Rüya kahrim, rüya zindan.
Nasil da yillari buldu,
Bir misra boyu maceram...
Bilmezler nasil aradik birbirimizi,
Bilmezler nasil sevdik,
Iki yitik hasret,
Iki parça can.
Çatladi yüregi çakmaktasinin,
Agiyor gök kusaklarinin serinliginde
Çaglardir bogulmus bir su...
Agiyor yesil.
Yivlerinde yesil güller fiskirmis,
Susmus bütün namlular...
Susmus dag,
Susmus deniz.
Dünya misil-misil,
Uykular derin,
Yilan su getirir yavru serçeye,
Kisir kadin, mavis bir kiz dogurmus,
Memeleri bereketli ve serin...
Sagiyor yesil.
Aydim yari gecede,
Neron, çocuk kitaplarinda çirkin bir surat,
Ve Sezarsa, bir ad, yikintilarda.
Ama hançer tasi sanki
Koca Kartaca!
Hani, kibrit suyu vermislerdi üstüne
Bak nasil aliyor, yigit,
Binlerce yil da sonra
Aliyor yesil.
Vurur dagin dorugundan
Atmacamin çalkara,
Yalin gölgesi.
Kus vurmaz, tavsan almaz,
Ama aç, azgin
Köpek baliklariydi parçaladigi
Bak, Tiber saygili, suskun.
Bak nilüfer dizisi zinciri.
Bunlar bukagisi, kolbaglaridir,
Cihanin ilk umudu, ilk sevgilisi,
Ve ilk gerillasi Spartaküs'ün.
Susuyor yesil.
Sus, kimseler duymasin,
Duymasin, ölürüm ha.
Aymisam yari gece,
Seni bulmusam sonra.
Seni, kaburgamin altin parçasi.
Seni, dislerinde elma kokusu.
Bir daha hangi ana dogurur bizi?
Ruhum...
Misra çekiyorum, haberin olsun.
Çarsilarin en küçük meyhanesi bu,
Saçlari yüzümde kardes, çocuksu.
Derimizin altinda o ölüm namussuzu...
Ve Ahmedin isi ilk rasgidiyor.
Ilktir dost elinin hançersizligi
VAY KURBAN
Dağlarının, dağlarının ardı,
Nazlıdır.
Uçurum kıyısında incecik bir yol
Gider dolana - dolana,
Bir hastan vardır, umutsuz,
Belki Ayşe, belki Elif
Endamı kuytuda başak,
Memesinin, memesinin altında,
Bir sancı,
Bir hayın bıçak...
Ölüm bu,
Fıkara ölümü
Geldim, geliyorum demez.
Ya bir kuşluk vakti, ya akşam üstü,
Ya da seher, mahmurlukta,
Bakarsın, olmuş olacak.
Bir hastan vardı umutsuz,
Hasreti uykularda,
Hasreti soğuk sularda.
Gayrı, iki korku çiçeğidir gözleri,
İki mavi, kocaman korku çiçeği,
Açar, derin kuyularda...
Dağlarının, dağlarının ardı korkunçtur.
Hiç akıl edip de düşünen var mı?
Gün kimin hesabına tutar akşamı,
Rahmetinden kim demlenir bulutun,
Hayırlı evlat makina
Nasıl canavar kesilir.
Kurdun, karıncanın rızkını veren
Toprak nasıl ayartılır,
Yüz vermez topal öküze,
Ve almaz koynuna kara sabanı.
Sepetçioğlu'm kömür işçisidir,
Mavzer değil, kürek tutar Urfalı Nazif
Mal, haraç - mezattır,
Can, pazar - pazar.
Kırmızı, ak ve esmer,
Yumuşak ve sert buğdaları
Yaratan ellerin sahibidir bu,
Kör boğaz, nafaka uğruna,
Haldan düşmüş, tebdil gezer...
Dağlarının, dağlarının ardı
Nasıl anlatsam...
Ağaçsız, kuşsuz, gölgesiz.
Çırılçıplak,
Vay kurban...
"Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda."
Yiğitlik, sen cehennem olsan bile
Fedayı kabul etmektir,
Cennet yapabilmek için seni,
Yoksul ve namuslu halka.
Bu'dur ol hikayet,
Ol kara sevda.
Seni sevmek,
Felsefedir kusursuz.
İmandır, korkunç sabırlı.
İp'in, kurşun'un rağmına,
Yürür pervasız ve güzel.
Sıradağları devirir,
Akan suları çevirir,
Alır yetimin hakkını,
Buyurur, kitabınca...
Gün ola, devran döne, umut yetişe,
Dağlarının, dağlarının ardında,
Değil öyle yoksulluklar, hasretler,
Bir tek başak tanesi bile dargın kalmayacaktır,
Bir tek zeytin dalı bile yalnız...
Sıkıysa yağmasın yağmur,
Sıkıysa uyanmasın dağ.
Bu yürek, ne güne vurur...
Kaçar damarlarından karanlık,
Kaçar, bir daha dönemez,
Sunar koynunda yatandan,
Hem de mutlulukla sunar
Beynimizin ışığında yeraltı.
Her mevsim daha genç, daha verimli,
Sunar, pırıl - pırıl, sebil,
Ömrünün en güzel aşk hasadını,
Elimizin hünerinde yeryüzü.
Dolu sofra, gülen anne, gülen çocuklar,
Bir'e on, bir'e yüz'le akşama gebe
Şafakla doğan işgücü.
Yalanım yok, sözüm erkek sözüdür,
Ol kitapta böyle yazılıdır,
Ol sevda, böyledir çünkü...
Üstadı Rahmet ve minnetle anıyorum ...
__________________
Kara Sürülmesin Diye Anamızın Ak Sütüne, Başımızın Gölgesini Bile Düşürmedik Önümüze !..